Yıllarca taslak hâlinde bekleyen Deringöl nasıl yeniden doğdu?

Yazmak İçin Yazmak Gerek | Yazar Sohbetleri’nin bu bölümünde, çocukluğundan beri hikâyelerin dünyasında yaşayan Güven Çangırılı’yı ve ilk romanı Deringöl’ü konuk ediyoruz. Kar nedeniyle dış dünyadan kopan bir kasabada geçen romanın yıllara yayılan yazım sürecini, ilk baskıda yaşanan hayal kırıklığını ve Deringöl’ün Herdem Kitap çatısı altında yeniden doğuşunu konuşuyoruz.

Özlem Abut Otluoğlu: Sizi daha yakından tanımak isteyen okurlarımız için önce kendinizden ve yaşamınızdan söz eder misiniz?

Güven Çangırılı: Adım Güven Çangırılı. 1970 yılında Bursa’nn Gemlik ilçesinde doğdum. Babam gümrük müdürü, annem de ev hanımı idi. Babamın memuriyeti sebebiyle pek çok şehir gezdik. İzmir 9 Eylül Ünv.de İşletme Bölümü’nü bitirdim. Sonrasında yaklaşık 30 yıl Kdz. Ereğli’de oturdum. Gümrük müşavir yardımcısı olarak emekli olana kadar çeşitli şirketlerde çalıştım. 2016 yılında geldiğim Sakarya’da 2023 yılında emekli oldum. 2021 yılında hayatımın ışığını bularak beni sonsuza kadar aydınlatması için onunla ikinci evliliğimi yaptım. Bir değişiklik olması açısından emekli olduktan sonra 18 ay tır şoförlüğü yaptım. Bu benim için çok değişik bir tecrübe oldu. Yaklaşık 6 ay önce de eşimle beraber Sakarya’da bir kafe açtık ve hâlen işletiyoruz.

Özlem Abut Otluoğlu: Edebiyatla kurduğunuz bağın temelleri ne zaman ve nasıl atıldı?

Güven Çangırılı: Edebiyata ilgi duymam annemin sayesinde oldu. Çok geniş bir kitaplığı vardı. Çok okuyan bir ailede büyüdüm. Roman, özellikle ilgi duyduğum bir tarzdı. Daha küçükken Jules Verne, Enid Blyton, Robert L.Stevenson, Lewis Carroll kitapları beni büyülüyordu. Okul kitaplarının içine Agatha Christie romanları saklayarak geç saatlere kadar okuduğumu hatırlıyorum. Televizyon yokken radyo günleri vardı. Arkası Yarın, Radyo Tiyatrosu gibi yapımlar hayal dünyamın yapı taşlarından bazılarıdır diye düşünüyorum.

Özlem Abut Otluoğlu: Kendinizi bir hikâye anlatıcısı olarak görmenizde çocuklarınıza anlattığınız masalların nasıl bir etkisi oldu?

Güven Çangırılı: Her zaman geniş bir hayal dünyam olmuştur. Yalnız kaldığım anda zihnimdeki tavşan deliğine giriverir ve beni orada ne bekliyorsa kafamda şekillendiririm. Roman yazmak benim için kaçınılmaz bir durumdu. Sadece ne zaman yazacağımı bilmiyordum. Ben kendimi bir hikaye anlatıcısı olarak görüyorum. Geceleri kızlarımı yataklarına yatırır ben de onlarla beraber uzanır, onlara hikâyeler, masallar anlatırdım. Ama bu masal ya da hikâyeleri o anda , anlatırken uydururdum. Bazen hikayeler öyle uzun olurdu ki arkası yarın gibi bir sonraki gece anlatırdım. İşin komik yanı ise, bazen çocuklarım çok beğendikleri bir hikayeyi günler sonra tekrar isterlerdi. Ama ben anlık uydurduğum için o hikaye ya da masalı hatırlayamazdım. Böylece aynı hikayenin değişik bir versiyonu ortaya çıkardı.

Bir roman yazmak benim için kaçınılmaz bir durumdu. Ancak romanımı ne zaman yazacağımı bilmiyordum.

Özlem Abut Otluoğlu: Roman yazmaya geçmeden önce kaleme aldığınız ilk hikâyelerde hangi konuları ele aldınız?

Güven Çangırılı: Yazmaya bir iki kısa hikaye ile başladım. Bir seferinde aslında köpek olmayan bir köpek yavrusunu satın alan bir ailenin yaşadığı dehşeti anlatan bir hikaye yazmıştım. Bir başka hikâyem ise psikiyatri kliniğinden kaçan, halüsinasyonlarla boğuşan bir adam hakkındaydı.

Özlem Abut Otluoğlu: Deringöl’ün ilk fikri nasıl ortaya çıktı ve sizi bu romanı yazmaya yönelten ne oldu?

Güven Çangırılı: Bir roman yazmak hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Ama yazmayı istiyordum. Yazabilir miyim diye bir endişem hiç olmadı. Şimdi düşünüyorum da bunun sebebi aşırı öz güven değildi. Sadece yapabileceğimi biliyordum. Deringöl’ü yazma fikri ilk olarak 2010 gibi oluşmaya başladı. Başlangıçta aklımdaki tek fikir, özel bir motivasyona sahip bir katildi. Kar yüzünden kısa süreliğine izole olmuş bir kasaba düşündüm. Nasıl bir araştırma yapacağımı nerden başlayıp kurguyu nasıl oturtacağımı bilmiyordum ama pek de endişelenmiyordum. Kervan yolda düzülür diyerek yazmaya başladım. Böylece bilgi ve araştırma gerektiren yerlerde kaynaklara, kişilere başvurdum.

Özlem Abut Otluoğlu: Deringöl kasabasını ve romanın olay örgüsünü kurarken nasıl bir çalışma yöntemi izlediniz?

Güven Çangırılı: Roman yazmaya başlamak kimsenin görmediği, keşfetmediği bir dünyaya ilk kez ayak basan biri olmak gibi hissettiriyor. Deringöl kasabasını inşa ederken bir kroki çizdim. Karakterlerin, olayların geçtiği yerleri yerleştirdim. Onları kasabaya yerleştirdikten sonra her şey daha kolaylaştı. Sonrasında yazmak, benim için adeta interaktif bir oyun oynamak gibiydi. Yazdıkça kafamda olaylar ve kurgu şekillenmeye başlamıştı. Yazmak için yazmak gerek prensibini farkında olmadan uygulamışım sanırım.

Yazmak için yazmak gerek prensibini farkında olmadan uygulamışım sanırım.

Özlem Abut Otluoğlu: Deringöl’ün yazımının uzun yıllara yayılmasının ve ilk kez yayımlanmasının ardında nasıl bir süreç vardı?

Güven Çangırılı: Sonra hayat bir süre yazmama izin vermedi ve roman, taslak hâlinde 2020’li yıllara kadar geldi. Sakarya’da oturmaya başladıktan sonra romanı tekrar elden geçirdim ve yayınevlerine göndermeye başladım. Ancak ilk kitabım olmasının verdiği heyecan yüzünden başta fark edemediğim pek çok olumsuzluklar yaşadım. Kitabın baskısı hayal ettiğim gibi değildi; harf karakterleri okunamayacak kadar küçüktü. Yayınevi ise basım sonrası adeta yok olmuş gibi hiçbir şekilde ilgi göstermiyordu.

Özlem Abut Otluoğlu: Yaşadığınız olumsuz yayımlanma deneyiminin ardından Deringöl’ün Herdem’de yeniden doğmasını sağlayan gelişmeler nelerdi?

Güven Çangırılı: Bu şekilde aradan geçen bir yıldan sonra Özlem Hanım’ın grubuna katıldım. Yüz yüze görüşemesek de çok güzel paylaşımlar tecrübe ettim. Benim Herdem Kitabevi editörü Şebnem Hanım ile tanışmama da Özlem Hanım’ın Whatsapp grubu vesile oldu. Şebnem Hanım kötü tecrübemden ötürü çok üzüldüğünü belirtip dosyamı incelemek istedi. Başta Gencoy Sümer olmak üzere değerli bir ekip dosyamı inceleyip gerekli düzeltmeleri yaparak yeniden basmaya karar verdiler. Böylece Deringöl yeniden doğmuş olarak Herdem’den çıktı.

Özlem Abut Otluoğlu: Güven Bey, Deringöl’ün yıllara yayılan yazım ve yayımlanma serüvenini bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Yeniden doğan Deringöl’e ve size okurla buluştuğunuz bu yeni yolculukta başarılar diliyorum.

“Yıllarca taslak hâlinde bekleyen Deringöl nasıl yeniden doğdu?” için 5 yorum

  1. İstek ve inançla birlikte, çok güzel bir hayal hayata geçmiş. Tebrik ederim Güven bey, kaleminize sağlık. Okuru bol olsun Deringöl’ün. 👏👏

  2. Sevgili kalemdaşım, çok güzel bir röportaj olmuş. Tebrik ederim. Yolunuz açık kaleminiz daim olsun. Emeğinize sağlık.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir