Bir ilk roman: Siyah Fularlı Kız

İlk romanı Siyah Fularlı Kız ile okurun karşısına çıkan Volkan Uğraç, Yazmak İçin Yazmak Gerek | Yazar Sohbetlerinin ilk konuğu. Yazarlarla okurlar arasında samimi bir bağ kurmak, onları yalnızca kitaplar aracılığıyla değil, edebiyat yolculuklarıyla da buluşturmak amacıyla hazırladığım bu söyleşi dizisinin ilkinde Uğraç’la edebiyatla kurduğu bağı, bir fikrin yıllar içinde nasıl olgunlaşarak romana dönüştüğünü ve yazarlık yolculuğunun dönüm noktalarını konuştuk. Ağustos ayında raflardaki yerini alan Siyah Fularlı Kızın doğuşuna uzanan bu söyleşiyi ilgiyle okuyacağınıza inanıyorum.

Özlem Abut Otluoğlu: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Çocukluğunuzdan bugünkü mesleğinize uzanan yolculuğunuzu nasıl anlatırsınız?

Volkan Uğraç: 1984 yılında Kırıkkale’de doğdum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarımın bir kısmı Kırıkkale ve Ankara’da geçti. Üniversite eğitimim için Marmara Üniversitesi Bilgisayar ve Kontrol Öğretmenliği bölümünü kazandığımda İstanbul’a taşındım. Bugün, tam 16 yıldır büyük bir tutkuyla sürdürdüğüm Bilişim Teknolojileri öğretmenliği görevime devam ediyorum.

Özlem Abut Otluoğlu: Edebiyatla tanışmanız ve yazmaya başlamanız nasıl oldu? Yazmak o yıllarda sizin için ne ifade ediyordu?

Volkan Uğraç: Edebiyatla tanışmam, 1999 yılında lisedeki Edebiyat öğretmenim sayesinde oldu. Romanların dünyasına adım attığım o günden beri, “Ben de onlar gibi yazabilir miyim?” sorusu içimde bir sızı gibi büyüdü. 2002 yılının bir yaz günü, defterlerimin boş sayfalarını birleştirerek kendi defterimi oluşturdum ve yazmaya başladım. O günden sonra yazmak benim için görünmez bir arkadaşla dertleşmek, yalnızlığımı paylaşmak ve kendimi iyi hissettiğim bir sığınak oldu.

Özlem Abut Otluoğlu: Teknolojiyle iç içe bir yaşam, yazma pratiğinizi nasıl etkiledi? Yazdıklarınızı ne zamana kadar kendi dünyanızda tuttunuz?

Volkan Uğraç: Güzel bir soru. İstanbul’a yerleşip teknolojiyle iç içe bir hayat kurduğumda, yazma pratiğim de evrildi. Ancak uzun süre yazdıklarımı kendi dünyamda tuttum; arkadaşlarım, sevdiklerim ve hatta eşime evlilik teklif ederken yazdığım satırlar dışında pek az kişi okudu metinlerimi. Ta ki 2018 yılına, yani Siyah Fularlı Kızın tohumlarının atıldığı ana kadar.

“O günden sonra yazmak benim için görünmez bir arkadaşla dertleşmek, yalnızlığımı paylaşmak ve kendimi iyi hissettiğim bir sığınak oldu.”

Özlem Abut Otluoğlu: Tam da bir yazarın kuracağı bir cümle. Siyah Fularlı Kızın ilk tohumu zihninize nasıl düştü peki?

Volkan Uğraç: Her şey bir akşam eşimle dizi izlerken zihnime düşen bir soruyla başladı: “Gizemli bir kadın, boynundaki fularla insanları ölümle yaşam arasında tutabilse nasıl olurdu?”

Özlem Abut Otluoğlu: Bir fikri kurguya dönüştürürken nasıl bir yol izliyorsunuz?

Volkan Uğraç: Önce bir fikir yakalarım, onu uzun süre zihnimde evirip çeviririm. Geceleri uyumadan önce sahneleri kurar, karakterlerle vakit geçirir, ete kemiğe büründürürüm. Her şey kafamda olgunlaştığında masa başına geçerim ve planlamaya başlarım sonra da klavyem beni bekler. Siyah Fularlı Kız da başlangıçta 30-40 sayfalık bir kısa hikayeydi. Ancak o dönem ders verdiğim beş kişilik kız öğrenci grubumdan ilham alarak kurguya “Beşgen” isimli bir güvenlik sistemi ekledim. Roman o an gerçek kimliğini kazandı. Kitabı bitirdiğimde, sadece o öğrencilere mezuniyet hediyesi olarak çoğaltıp vermiştim; benim için süreç o noktada tamamlanmıştı.

Özlem Abut Otluoğlu: Yalnızca öğrencilerinize mezuniyet hediyesi olarak verdiğiniz bu kitabı yayımlatma kararını nasıl aldınız? Bu süreçte yolunuz kimlerle kesişti?

Volkan Uğraç: Etrafımdaki herkesin kitabı okuduktan sonra “Bunu yayınlatmalısın,” şeklindeki ısrarları, içimdeki o eski hayali tekrar uyandırdı. Pandemi dönemiyle birlikte sosyal medyada daha fazla vakit geçirirken sizinle ve editör Serda Kranda ile yollarımız kesişti. Sizden ve Serda Hanım’dan aldığım teknik bilgiler, yazarlık serüvenimde bir dönüm noktası oldu diyebilirim.

Özlem Abut Otluoğlu: Siyah Fularlı Kızı yeniden ele aldığınız 2024 yılı ve ardından gelen yayımlanma süreci sizin için nasıl geçti?

Volkan Uğraç: 2024 yılında, öğrendiğim tekniklerle Siyah Fularlı Kızı yeniden ele aldım. Eksikleri tespit ettim, kurguyu derinleştirdim ve ikinci versiyonunu yazdım. Yayıncılık dünyasının derin vadileri ve zorlu yollarıyla da o dönem tanıştım. Beklemek, şaşırmak ve hayal kırıklıkları yaşamak bu sürecin kaçınılmaz parçalarıydı. Üstelik tam bu dönemde arka arkaya, en yakın arkadaşım Fatih’i ve 12 yıllık yol arkadaşım olan kedimi kaybetmenin derin hüznünü yaşadım. Fakat hayalimin kökleri çok sağlamdı, hiçbir şey beni yolumdan alıkoyamadı. Nihayetinde Özlem Hanım’ın desteği ve Herdem Kitap’ın değerli genel koordinatörü Şebnem Canatalay’ın katkılarıyla kitabım okurlarımla buluştu.

“Hayalimin kökleri çok sağlamdı, hiçbir şey beni yolumdan alıkoyamadı.”

Özlem Abut Otluoğlu: Siyah Fularlı Kız nasıl bir hikâye anlatıyor? Gökhan’ın yolculuğu üzerinden okuru hangi sorgulamaların içine davet ediyorsunuz, merak ettim.

Volkan Uğraç: Siyah Fularlı Kız, kendi hatası nedeniyle sevdiği kadını ölümün soğuk kollarına bırakan bir adamın suçluluk duygusuyla savruluşunu anlatıyor. Gökhan karakteri, hayatın bir döneminde inancını ve umudunu yitirmiş hepimizden bir parça taşıyor. Roman, insanın içindeki karanlıkla baş edip kefareti ödeyerek nasıl arınabileceğini, hayata tutunmak için hangi nedenlere sarılabileceğimizi sorguluyor. Okurlar, umudun en imkânsız görünen anlarda bile nasıl filizlenebileceğine dair bir yolculuğa çıkacaklar.

Özlem Abut Otluoğlu: Volkan Bey, davetimi kabul ederek Yazmak İçin Yazmak Gerek | Yazar Sohbetlerinin ilk konuğu olduğunuz için çok teşekkür ederim. Siyah Fularlı Kızın yolu açık, okuru bol olsun. Yazarlık yolculuğunuzda başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum.

Volkan Uğraç: Bu güzel söyleşi ve davetiniz için ben teşekkür ederim. Yazmak İçin Yazmak Gerek | Yazar Sohbetlerinin ilk konuğu olmak benim için büyük bir mutluluktu.

“Bir ilk roman: Siyah Fularlı Kız” için 23 yorum

  1. Ayşegül Kolca

    Okuma merakını cezbeden çok güzel bir ropörtaj olmuş. Siyah Fularlı Kız’ı okumak için sabırsızlanıyorum. Özlem Hanım ve Volkan Bey’i tekrar tebrik ederim.

  2. Papatya Figen Kuru

    Harika bir söyleşi olmuş. Çok keyifli. Volkan Bey i yakından tanımak ve yazım sürecini öğrenmek çok güzel

  3. Çok değer verdiğim ve sevdiğim iki insanın bu samimi söyleşisi serin bir su gibi aktı içime. Siyah Fularlı Kız birkaç gün içinde elimde olacak, okurken çok keyif alacağımdan eminim. Okuru bol olsun Volkan bey, her ikinizin de kalemine, yüreğine sağlık.
    Harika bir ropörtaj olmuş.
    Sevgiler 🥰

    1. Kıymetli arkadaşımın bu güzel yolculuğunda ilk adımına tanıklık etmek ve onu bir yazar olarak görmek çok güzel. Yolun açık, okurun bol olsun. Kalemine sağlık. Okumak için heyecanla bekliyorum…

  4. Sana baktığımda, istediğini başaran ve başarılarıyla gurur duyduğum o masum çocuğu görmekten öyle büyük bir mutluluk duyuyorum ki…

  5. Çok güzel bir söyleşi olmuş. Kitabı aldım, sabırsızlıkla gelmesini bekliyorum. Konusu ilgimi çekti. Ayrıca Volkan Bey’in yıllar yıllar önce defter yapraklarını birleştirerek yazmaya başlaması çok önemli bir konu bence. Yazmak istiyorsanız bir şekilde yazıyorsunuz. Başarılar dilerim.

  6. Volkan bey, tebrik ediyorum. Siyah Fularlı Kız’ın yolu, şansı açık olsun. Kitabı aldım, ilk fırsatta okuyacağım.
    Özlem hanımcığım bizlere böyle güzel olanaklar sunduğunuz için size de candan teşekkür ediyorum.
    Şebnem hanımcım topluluğumuzdaki değerli eserlere destek olmaya devam etmenizi diliyorum.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir