Yazarların Dikkat Etmesi Gereken Hayati Bir Ayrıntı

Bilgi Bombardımanı Bir Metni Nasıl Bozar?

Bilgi bombardımanı bir bölümün odağıyla ilgisi olmayan ayrıntıların metne gereksiz şekilde yüklenmesi olarak tanımlanabilir. Yazarın amacı karakteri tanıtmak veya olay örgüsünü ilerletmek olsa da metne eklenen gereğinden fazla mekân betimlemesi gereksiz duygu analizleri geçmişe dair anlamsız bilgi eyleme dair gereğinden detaylı fiziksel betimleme ve sahnenin akışına katkısı olmayan zaman akışları ya da atlamaları okurun dikkatini dağıtmaktan başka bir işe yaramaz.

Yazar ve yazar adaylarının kendilerini frenleyemedikleri zamanlarda fazla anlatırlar; kelime sayısını şuursuzca ve bilinçsizce artırmaktan söz ediyorum. Anlatıdaki bölüm metnin neresinde yer alırsa alsın sadece kendi amacına hizmet eden bilgileri taşımamalıdır dememizin sebebi bu.

Okurun Okuma Konforunu Zedelemek Hatadır

Eğer okur okuduğu metinden keyif almazsa onca emek verdiğimiz romanımızı kenara bırakır. Bunun nedeni gereksiz her detayın anlatının temposunu düşürmesi dolayısıyla okurun odaklanmasını zorlaştırmasıdır. Minik bir not düşelim: Bilgi bombardımanı ağırsa ve metnin bütününe yayılmışsa anlatının Arap saçına dönerek okunmasını imkânsız hâle getirir.

Bu nedenle kurgu metnimizin yazdığımız bölümlerinde boş alanlar yaratmamız gerekebilir. Yazar bu yolu tercih ettiğinde bazı bilgileri vermez çünkü metne ekleyeceği her bilginin bölümün anlamıyla ilişkili olması gerektiğinin bilincindedir. Bilgi bombardımanı ise sahnenin kontrolünü kaybettirir okuru yorarak anlatının gücünü düşürür.

Yazım sürecinde yazının içeriğini hatırlar ve metne fazla yüklendiğinizi hissederseniz kaleme aldığınız bölüme kendinize bölümün amacını sormalı ve yazınızı yalın bir hâl alacak şekilde düzenleyerek fazlalıklarını temizlemelisiniz. Metin sadeleştiğinde anlam bakımından nasıl berraklaştığına şaşıracağınızdan eminim.

Bu yazımda pratik bir çalışma üzerinden neden söz ettiğimi anlatmanın sizler için daha faydalı olduğunu düşündüm. İkinci romanım Verengül’den aldığım metni bilinçli olarak bilgi bombardımanına uğrattım; böylece sahnenin hangi noktalarda ağırlaştığını okurken odağınızın nasıl kaydığını net bir biçimde görebileceğinizi umuyorum.

Bilgi Bombardımanına Uğramış Versiyon

Odanın sağ tarafındaki ince tül perde hafifçe dalgalanıyordu birisi içerideki pencereyi açmış olmalıydı; kurander hissediliyordu. Çok güzel sevimli albenisi olan bir kızdı Beril. Sarı saçları öyle gürdü ki iki yandan omzuna bıraktığı örgülerini rüzgârla bükülen başaklara benzetirlerdi. Örgülerine her dokunduğunda Allah ona bu güzelliği bahşettiği için şükrederdi. Yüreğindeki berraklık lacivert gözlerinden okunur muhatabını içine çekerdi. İçinde aniden beliren tanımlaması zor bir sıkışma hissetti ne giyeceğini bilemiyordu. Aklı fikri giyimde kuşamda gırgırdaydı ciddi meselelere kafa yormazdı. Ortaokula başlamadan önce komşuların ona “Senden artist olur.” demesini bir türlü unutamıyordu. Annesinin onu bu dünyanın nimetlerinden ve yaşamın güzelliklerinden nasiplensin diye doğurduğuna inanırdı. Bu düşünceyi aklından geçirirken duvarda asılı duran takvimde ayın 14’ü olduğunu gördü. Okumak da işte tam bu yüzden onu sarmamış ortaokul sonuncu sınıftan terk etmişti okulu. Kurander şiddetini giderek arttırıyordu. Mahallenin kuaförü Hamdi’nin yanında pedikürcü çırağı olmuştu hayatın nimetlerinden yararlanmak için para kazanması gerekiyordu. Kuafördeki müşterilerin sıralarını beklerken oturdukları kırmızı koltuklardan biri hafifçe gıcırdıyordu.

Orijinal Versiyon

Çok güzel sevimli albenisi olan bir kızdı Beril. Sarı saçları öyle gürdü ki iki yandan omzuna bıraktığı örgülerini rüzgârla bükülen başaklara benzetirlerdi. Yüreğindeki berraklık lacivert gözlerinden okunur muhatabını içine çekerdi. Aklı fikri giyimde kuşamda gırgırdaydı ciddi meselelere kafa yormazdı. Annesinin onu bu dünyanın nimetlerinden ve yaşamın güzelliklerinden nasiplensin diye doğurduğuna inanırdı. Okumak da işte tam bu yüzden onu sarmamış ortaokul sonuncu sınıftan terk etmişti okulu. Mahallenin kuaförü Hamdi’nin yanında pedikürcü çırağı olmuştu hayatın nimetlerinden yararlanmak için para kazanması gerekiyordu.

Yukarıdaki dağınık paragrafı anlatıda fazla bilginin metni nasıl ağırlaştırdığını anlatıyı odaktan nasıl uzaklaştırdığını somut biçimde göstermek için hazırladım. Şimdi bu örneği aşağıdaki adımları takip ederek teknik açıdan nasıl değerlendirdiğimi adım adım açıklayacağım.

Beril adlı karakteri tanıtmak amacıyla kaleme aldığım paragrafın bilgi bombardımanına tuttuğum versiyonunu mercek altına alalım.

1) Gereksiz mekân ve atmosfer detayları

Metne eklenen “Odanın sağ tarafındaki ince tül perde hafifçe dalgalanıyordu birisi içerideki pencereyi açmış olmalıydı; kurander hissediliyordu.” ve “Kuafördeki müşterilerin sıralarını beklerken oturdukları kırmızı koltuklardan biri hafifçe gıcırdıyordu.” gibi ayrıntılar bölümün ana amacıyla doğrudan ilişkili değil. Karakter tanıtımı yapılırken bu düzeyde mekân ve atmosfer bilgisi okurun dikkatini Beril’den uzaklaştırıyor ve paragrafı gereksiz yere ağırlaştırıyor.

2) Gereksiz duygu ve kaygı analizi

“İçinde aniden beliren tanımlaması zor bir sıkışma hissetti ne giyeceğini bilemiyordu.” cümlesi bölümün odağını dağıtıyor. Burada Beril’in genel kişilik özelliklerini tanıyoruz; spesifik bir giyim kaygısı veya duyduğu anlık sıkışma hissi tanıtımı detaylandırmak yerine bölümü amacından uzaklaştırıyor.

3) Geçmişe dair gereksiz bilgi

“Ortaokula başlamadan önce komşuların ona ‘Senden artist olur.’ demesini bir türlü unutamıyordu.” cümlesi paragrafın işlevi açısından zorunlu değil. Beril’in dış görünüşü ve hayata bakışı zaten paragrafın geri kalanında netleşiyor. Geçmişe dair bu ek bilgi anlatıya katman kazandırıyor gibi görünse de yanlış yerde konumlandırıldığını görüyoruz. Verdiğim bu gereksiz detayı metinden atmazsak okurun odağının sapacağından eminim.

4) Gereksiz yan anlam

“Örgülerine her dokunduğunda Allah ona bu güzelliği bahşettiği için şükrederdi.” ifadesi Beril’in güzelliği ve bundan aldığı haz duygusunu tekrar ediyor. Zaten “çok güzel albenisi olan bir kız” olduğu ve dış görünüşüne düşkün olduğu açık. Üstüne her dokunuşta şükredişini eklemek aynı bilgiyi duygusal olarak şişiriyor. Bu detay metne yeni bir anlam katmıyor anlatıyı boş yere şişiriyor.

5) Gereksiz zaman bilgisi

“Bu düşünceyi aklından geçirirken duvarda asılı duran takvimde ayın 14’ü olduğunu gördü.” Bu cümle paragraftaki zaman unsuruna dair spesifik ama işlevsiz bir ayrıntı. Paragraf belirli bir tarihe bağlanmak zorunda değil; olay örgüsünü veya karakterin dönüşümünü bu tarih taşımıyor. Bu nedenle zamana dair bu gereksiz ama keskin detay yalnızca yükü artıran ve ritmi bozan fazladan bir katman olarak kalıyor.

Hangi bilginin yazılması hangisinin yazılmaması gerektiği nasıl anlaşılır?

Bir bölümde hangi bilginin yazılması hangisinin yazılmaması gerektiğini anlamanın temel ölçütü bölümün amacını doğru tanımlamaktır. Bir bölümün paragrafın hatta cümlenin bile tek bir hedefi olmalı. Hedef netleştiğinde hangi bilginin anlatıya hizmet ettiği hangisinin etmediği kendiliğinden görünür.

Yazar olarak kendimize şu soruyu sormalıyız: “Verdiğim detay ya da bilgi anlatımı ilerletiyor mu yoksa sadece bir sayfayı daha doldurmuş mu oluyorum?” Her zaman dediğim gibi metni boş yere şişirmememiz gerektiğinden söz ediyorum.

Yazar olarak metinde kullandığımız bilgi bölümün yönünü değiştirmiyor karakteri derinleştirmiyor ya da okurun yazıyı anlamasını zorlaştırıyorsa o bilgi gereksizdir. Eğer verdiğiniz bir detayın anlatınızı ileriye taşıyıp taşımadığı konusunda ikileme düşerseniz o bölümü metinden atın ve bakın. Bölümün anlamı ve işleyişi bozulmuyorsa detayı metninizden tamamen silin. Bu kadar basit aslında.

Yazarken Okurun Algılama Kapasitesine Dikkat Edilmelidir

Okurun bir bölümü okurken ne kadar bilgiyi özümseyeceği sınırlıdır. Bu kapasite aşıldığında okur yazının ne anlattığını anlamakta zorlanır. Yazarın ilk görevi sahneye hangi bilgilerin gerçekten girmesi gerektiğini seçmektir.

Okur yeni bir bölüme geçtiğinde önce bölümün amacını kavramaya çalışır. Bu netleşmeden karakterin geçmişini ayrıntılı mekân tasvirlerini fiziksel aktivite ya da o an için gereksiz duygu durumlarını arka arkaya vermek onun dikkatini hızla dağıtır.

Özellikle yazmaya yeni başlayanların bilgi akışını doğru yönetmenin kaleme aldıkları kurgunun okurda karşılık bulması açısından önemini kavramaları çok önemli.

Bir sonraki yazıda buluşuncaya dek sevgiyle sağlıkla ama mutlaka kitapla kal.

Görüşmek üzere,
Özlem Abut Otluoğlu

***

Redaktör: Gülnihal Özmen

 

“Yazarların Dikkat Etmesi Gereken Hayati Bir Ayrıntı” için 8 yorum

  1. Nalan İlimsever

    Hocam ellerinize sağlık. Yazma yolculuğumuzda rehber olacak pek çok faydalı bilgiyi iki paragrafta anlatmışsınız. Teşekkürler. Sağlık ve sevgiyle kalın.

  2. Çok faydalı bir paylaşım olmuş. Hepimizin düştüğü yerleri anlatmışsınız. Sevgiler, Teşekkürler 🧡💐

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir