Sizden Gelen Öyküler

Geleceğime Veda

Saat gece yarısını çoktan geçmiş olmalıydı. Radyodan “Veda Zamanı” diye seslenen DJ aydınlanmama neden oldu.

Babamın bana karşı soğuk tavrını ayak parmaklarıma kadar hissettim. Trakya’nın ayazından bile soğuk bir ürpertiydi. Üzerime kaynar sular atsalar ısıtamazlardı hücrelerime kadar işleyen soğu.

On yedi yaşında yeni yetme bir delikanlıyım, bir de sonunun bana benzememesini istemediğim on üç yaşında bir erkek kardeşim var. Babam sanki sevgi pıtırcığıymış da bir kere yetmemiş bir daha üremek istemiş. Kendisini çoğaltmak arzusundaymış kanımca. Olmayan sevgisini dağıtamayacağı evlatlar olsun istemiş etrafında.

Babamla yakınlaşmayı, onunla ince bile olsa bir bağ kurmayı çok denedim ama onun hep işi vardı. Ben sadece karısından olma sıradan bir insandım.

Dedemle ninem severdi bizi de onların sevgisi sayıca fazla olan torunlara bölündüğünden biz payımıza düşenle yetinmek zorundaydık. Dedemin kasketine hayrandım, kafasına onu takmayınca koskoca adam yarım kalırdı. O olmasaydı tat alamazdım hayattan. Küçüklüğümden beri tarlaya giderken beni yanından hiç ayırmadı. Affet beni dede ama oğlunu affedemem; o senin gibi olmayı başaramadı.

Annem gül kokulum, elma yanaklım. Babam ne kadar hırpalarsa sen de o kadar okşadın başımı. “Çıkma babanın sözünden, karşı gelme babana.” deyişlerin kulağımda yankılanıyor. Ben haykırdım, o beni hiç duymadı ki anne! Her gece biz uyurken senin odamıza girdiğini biliyorum. Senin o sessiz öpücüğünü almadan uyuyamam ki ben.

Az evvel çıktın odadan son kez yanıma geldiğini bilmeden. Bal damlayan dudaklarına veda ettim sessizce. Yastığımda duran gül oyalı, kırmızı çemberini fark etmedin. Ana kokusuyla uyumak istedim son kez. Kırmızı en çok sana yakışıyor anne. Sakın ola o al yanaklarını ben yokum diye soldurma. Tarçınlı kurabiyelerini kardeşime pişirmeye devam et. Kokularını duyar duymaz gelirim ben mutfağına, merak etme.

Kardeşimi abisiz bıraktığım için üzgünüm. Korku tohumları ekmek istiyorum babamın kalbine. Belki tek evladı kaldığında anlar hatasını. Sıkı sıkı sarılır kardeşime yapar babalığını. Babamın kâbusu olmak, ona nasihatler vermek, çelimsiz bir fidanı çınar ağacına dönüştürmesi için talimatlar vermek istiyorum babama.

Horozların ve telefonumun alarmlarının sesi tam bir senfoni orkestrası mübarek. Ölüm uykusuna yatanı bile ayağa diker. Sözde okula gitmek için yataktan fırladım. Anneciğim hazırlamış tostumu, küçük lokmalarla indirdim mideme, son kez ayrıldım evden.

“Hayırlı cumalar.” diyerek girdim nalburdan içeri. Okuldan proje için istediklerini söyleyip bir metre urgan kestirdim kalınından. Yolun hemen sağındaki, üzerinde insanla alay eder gibi Derin Nefes yazan tabelasının asılı olduğu tekel bayiinden bir paket sigara aldım. Babamın çakmağını almıştım masanın üzerinden çıkarken, en son o dokunmuştu ve şimdi benim ellerimdeydi. Sigaramdan dumanı çekerken babama olan öfkemi üflüyordum havaya. Veda zamanı baba!

Beyaz hırkamı giydiğimi, sigaramın ateşi rüzgarla üzerime gelince fark ettim. Meğer kefenimi giyinip çıkmışım. Babama unutamayacağı bir doğum günü hediyesi vermek üzereyim, başarabilirsem ölmek için çok uygun bir gün seçmişim. Beni dünyaya yaşatmak için değil öldürmek için getirdiğini gözüne sokmak istiyorum baba.

Yolum uzun. Kimselerle karşılaşmadan gideceğim yere varmak arzusundayım.

“Nabacan kızanım o ipi?” diye haykıran Nermin teyzenin yüksek tonajlı sesiyle irkildim.

“Dedem aradı traktör çamura batmış ta onu cekicez.”

“Tamam kızanım, işiniz uz gitsin.”

Son duyduğum insan sesiyle de böylelikle vedalaşmış oldum.

Hızlı adımlarla uzaklaşıyorum köy meydanından. Başka kimselere görünmeden ulaşmalıyım son durağıma.

Yapacağım şeyin doğru bir karar olmadığını biliyorum. Anneme, kardeşime, haksızlık yaptığımın bilincindeyim. Ders olsun istiyorum çocuğundan sevgisini esirgeyen babalara.

Sırtımdan soğuk ter boşanıyor, tenim buz kesmiş. Ah be yaşlı çınar ağacı sonunda kavuştuk. Az tırmanmadım senin gövdene maymun gibi. Kimin aklına gelirdi senin dalında son nefesimi vereceğim. Acıtma canımı ne olur. Sen insandan kudretlisin. Umutlarımı yollarına döktüm güz yaprakları gibi bu sabah. Geleceğime veda etmeye geldim senin kollarında. Belki koca bir hiç uğruna.

Elveda…

Eda Kurşun – Ekim 2025

“Sizden Gelen Öyküler” için 36 yorum

        1. Duygularına hislerine ve kalemine sağlık .Baba sevgisinden değil ama baba hasretiyle iki çocuk büyüten bir anne olarak ağlayarak okudum😞Gerçek hayatta böyle olayların yaşanmamasını diliyorum.Yazılarının devamını da sabırsızlıkla bekliyorum😘

  1. Funda Korkman

    Bir çocuğun babaya olan öfkesi, babası yanındayken baba hasreti çekmesi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Hele o “Beni dünyaya yaşatmak için değil öldürmek için getirdiğini gözüne sokmak istiyorum baba.” sözü insanın iliklerine işliyor. Kaleminize sağlık.

  2. Rafiye Başar Akman

    Çok duygulu ve acı bir veda olmuş . Çok duygulandım okurken . Yüreğinize sağlık , kaleminiz daim olsun . Sevgiler

  3. Banu Katırcıoğlu

    Kelimeler nasıl güzel itaat etmiş Eda Hanım a. Zıt duyguların birbiri ile harmanlanarak anlatımı çok başarılı. Ellerinize sağlık olsun.

  4. Ayfer Kayaaltı

    Elinize, yüreğinize sağlık,
    çok sürükleyici, merak uyandıran sonunda çok iç acıtan bir öykü olmuş.

      1. Okuduğunda hissedebildiğin derin bir acı var öyküde yüreğinize sağlık Hayat hep güzel olsa keşke her çoçuk sonsuz sevilip bunu hissetse

  5. Ah ne acıklı bir hikaye, bir çok gerçek hayatı yansıtmış aslında kaleminize sağlık , yeni öykülerinizi sabırsızlıkla bekliyorum. Başırılarınız daim olsun.

    Sevgiler,

  6. Ayşe Gürlek

    Bir çocuğun baba sevgisizliğini ölümüyle cezalandırmak istemesi ne kadar acı.İliklerime kadar hissettim çocuğun yaşadığı sevgisizliği.Bütün bu duyguları olanca içtenliğiyle biz okuyuculara aktarabilmek çok değerli.Emeğinize sağlık Eda hanım.

  7. Duygularınızın sadece kaleme değil okuyan herkese geçen o hisleri ne güzel ifade etmişsiniz… duygusal ama o kadar çok böyle hikâyeler var ki malesef üzülmemek elde değil..kaleminize sağlık lütfen hep yazın, tebrik ederim 🌸

  8. Duygularına hislerine ve kalemine sağlık.Baba sevgisiyşe değil ama baba hasretiyle iki çocuk büyütmeye çalışan bir anne olarak ağlayarak okudum.Gerçek hayatta böyle olayların yaşanmamasını diliyorum🙏Yazılarının devamını da sabırsızlıkla bekliyorum🥰

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir